İletişim: + 90 352 235 5335

Sosyal Pedagog-Psikolog Hanım Demirbaş, 'panik atak'ı modern çağın hastalığı olarak nitelendirirken boşanan veya dul kalanlarda daha sık görüldüğünü söyledi.

Kentteki özel bir hastanede sosyal Pedago- Psikolog olarak görev yapan Demirbaş, asıl adı 'panik bozukluk' olan, halk arasında 'panik atak' olarak bilinen bu hastalığın temel özelliği beklenmeyen yoğun kaygı nöbetleri olduğunu söyledi. Hanım Demirbaş, şöyle dedi:

"Panik atak ani gelişir ve başlangıçta hızla artan yoğun kaygı, korku ve huzursuzluk duygusu oluşur. Bunlar zaman zaman tekrarlar. İnsanı dehşet içinde bırakır. İnsan hayatını dramatik olarak değiştirir. Panik atakla birlikte bazı ruhsal ve bedensel şikayetler ortaya çıkar.Panik bozukluğunda kaygıyı yenmek için hastalarda alkol ve madde bağımlılığı problemleri oluşabilir. Panik atak hastalığına sağlık konusunda endişe, beklenti gerginliği, erken dönemde yaşanan kayıplar, ayrılma kaygısı, çevre ve ya ebeveyn özellikleri, okul fobisi, kişilik özellikleri (örneğin özgüven eksikliği) , 50 yaş altında olanlarda, kadınlarda, evliliklerde, boşanmış ya da dullarda, ailesel yatkınlık, şehir hayatı etken olur."

Sosyal Pedagog-Psikolog Hanım Demirbaş, panik atak belirtilerinin çarpıntı, kalp atımlarını duyumsama ya da kalp hızında artma olması, terleme, titreme ya da sarsılma, nefes darlığı ya da boğuluyor gibi olma, soluğun kesilmesi, göğüs ağrısı ya da sıkıntı hissi, bulantı ya da karın ağrısı, baş dönmesi, sersemlik hissi, düşecekmiş ya da bayılacakmış gibi olma, gerçek dışı duyguları ya da benliğinden ayrılmış olma, kontrolünü yitireceği ya da çıldıracağı korkusu, ölüm korkusu, uyuşma ya da karıncalanma duyumları, üşüme, ürperme ya da ateş basması gibi bedensel şikayetlere yol açtığını söyledi.

Sosyal Pedagog- Psikolog Hanım Demirbaş, panik atağın 10-30 dakika sürebileceğini vurgularken şöyle devam etti;
"Geceleri kişi panik atakla büyük bir korku içinde uyanabilir. Sık sık uykuyu bölen nöbetler yaşayan kişi uykuya dalmakta güçlük çeker hatta uyumamak için gayret gösterir. Kişi felç ve beyin kanaması gibi beyin hastalıkları, mide kanaması, bulaşıcı hastalıklar gibi durumlar ile karşılaştığını düşünür. Tıbbı müdahele için acile başvurur, kardiyoloji ve nörolojiye gider. Psikolojik olduğunu bilselerde kendilerini ikna edemezler. Bu konuda çevrenin telkinleri etkili olmaz. Kişi atak esnasında hissetiği hastalığı tüm gerçekliği ile yaşar."diye konuştu - Kayseri


Regulation by Medyaonline