Aile kavramını ve toplumsal uyumu güçlendirir.

Çocuklar yeme, kalma, kıyafet, zaman, güvenilir ilişkiler dışında harekete, eğitime, sevgiye ve şefkate ihtiyaç hissetmektedirler. Hayata anlam yüklemek için din ile ne kadar erken tanıştırılırlarsa o kadar avantajlı durumdadırlar.
Günlük hayatta sanılandan daha çok dini izlerle karşılaşmaktadırlar. Hatta insan haklarının kökleri dine dayandığı için, dini unsurları içeren atmosferde yetişen çocuklar merhamet ve vicdan duygusunu erken yaşta benimsemektedirler. Ölümle ilgili çok erken yaşta derin dini sorular sormaktadırlar. Sadece araçlara indirgendiğinde bazı olumlu değerler bilinçsizce kaybolmaktadır. Olası zor zamanlarda birinin yanında olduğu hissi çocuğa aktarılmalıdır. Bunun ön koşulu ebeveynin kendisini otorite olarak güçlendirmek adına Allah’ın baskı, korku yada eğitim aracı olarak kullanmaması şarttır. Dolayısıyla dini ritüeller, şükran, minnet ve saygıyı büyütür.
Dini ibadetler ve sohbetler çocuğun güven ve emniyet hissini güçlendirir ve ruhunun en derin seviyelerine ulaşmasını sağlar. Din, doğru algılandığında ve aile büyükleri tarafından doğru ve samimi uygulandığında çocuklar hayata karşı güçlenmektedir. Allah tarafından her insanın istendiği ve koşulsuz bir şekilde sevildiği benlik değerini güçlendirir ve pozitif, anlayışlı bir dünya görüşü geliştirir ayrıca daha dirençli ve iradeli olabilmektedirler.
Önemli olan ebeveynlerin dürüst ve otantik olmalarıdır. Dini inanç, hastalandırmaktan daha çok insanlar üzerinde iyileştirici etkisi vardır aynı zamanda yaşam kalitesini yükseltmektedir. Merhametli yüce ilaha inanmak stresle, kaygıyla, kayıpla, krizlerle baş etmeyi kolaylaştır ve iyileştirme sürecini hızlandırır. İnsanların hayatına düzen getiren bir fonksiyonu vardır. Ayrıca kendi davranışını dolayısıyla öfkesini daha kolay kontrol edebilmektedir. Aile kavramını ve toplumsal uyumu güçlendirir. Depresyon, intihar ve bağımlılık gibi hastalıklardan kendilerini daha kolay koruyabilmektedirler.
Daha cömert ve barışçıl olurlar. Ayrıca boşluk hissi inançla kapatıldığında diğer insanlara veya her hangi bir şeye bağımlılığı söz konusu olmayacaktır. Gitse de yok olsa da ayakları üzerinde durabilecektir. Bu verilerle bayramlar çocuklar için asıl anlamını kazanır. Dini bayramalar yük ve eziyet halinden uzaklaşır. Kurban bayramında dikkat edilmesi gereken husus küçük yaş çocuklarının soyut ve somut kavramları ayırt edemedikleri için kurban kesimlerinin zorla izletilmesinden kaçınılmalıdır. Aynı zamanda kesim işlemlerinde hayvanların canlarının acımadığı çocuklara vurgulanmalıdır. Kurban bayramının dini anlamını Hz. İbrahim kıssası ile anlatılmalı ve sosyal boyutu çocuklara aşılanmalıdır. Sekiz yaş ve sonrası çocuklarda soyut düşünce becerileri geliştiği için önceki yaş grubu çocuklarda psikolojik sorunlar ortaya çıkabilmektedir. Bu durumda çocukların duygularını ifade etmeleri ebeveynler teşvik etmeli.
Konuşma esnasında öldürmek, kesmek gibi sözcüklerden kaçınılmalı buna rağmen çocukta rahatlama söz konusu değil ise örneğin kabus görme, içe kapanma, alt ıslatma gibi davranışlar sergiliyorsa uzman yardımına başvurmak faydalı olabilir.
Hanım Demirbaş  (Uzm.Sosyal Pedagog / Psikolog )

Bir Cevap Yazın